SİZ KİMİNLE BULUŞUYORSUNUZ?
* Adam kendisine ceza kesmek isteyen trafik polisine seslendi: Sen benim kimlerle teşrik-i mesai ettiğimi biliyor musun?
* Kelli felli giyinmiş bir şahıs çay bahçesinde, masanın etrafındaki arkadaşlarına hava atıyordu. Bakan bey benim çok samimi arkadaşımdır. İstediğim zaman yanına çıkarım. Attığı havanın dozunu artırmak için ekledi: Çok ısrar ediyor, gel bir çayımı iç diyor, ama ben meşgul etmemek için gitmiyorum!
* Bir vatandaş yakınlarına anlatıyordu: Kimsenin halledemediği bir müşkili için vali bey hazretlerinin huzuruna çıkmak için ne kadar uğraşmıştı. Tam umudunu keseceği sırada vali bey onu kabul etmiş ve böylece dilekçesini vali beye elden verebilmişti. Adamcağız çok sevinçli ve valinin işini halledeceğinden çok umutlu idi.
İnsan hayatı bir buluşmalar, bir araya gelmeler dizisidir sanki. Asker komutanınla, görevli çalışma arkadaşlarıyla buluşur. Satıcı, müşterisiyle, insan ailesiyle, öğrenci sınıf arkadaşlarıyla, hocasıyla bir araya gelir.
Ama buluşmalarda taraflar ne kadar önemli ise buluşma da o kadar önemli olur. Mesela eğer bir devlet başkanıyla buluşuyorsanız, o buluşmaya sair buluşmalardan daha çok önem verirsiniz. Daha dikkatli hazırlanırsınız. Hele iki başkan buluşuyorsa bu daha da önemli, kritik bir toplantı olur. Eğer görüşülecek konu da önemli ise buluşmanın ehemmiyeti daha da artar.
Öyleyse şunu diyebilir miyiz: En önemli buluşma en önemli iki kişinin en kritik konuları görüşmek için bir araya gelmesidir. Mesela iki en güçlü devlet başkanının dünyanın kaderi ile ilgili konuları görüşmek için buluşması gibi..
Öte yandan taraflardan biri önemli, öbürü sıradan bile olsa o buluşma önemli kişinin büyüklüğünden, gücünden dolayı yine büyük bir buluşma olur. Hele konu sizin için çok kritik bir konu ise.. Diğer bir deyişle buluşmanızın önemi, buluştuğunuz zat ve buluşma mevzuunun önemi ile mütenasiptir.
Hele huzuruna çıktığınız zat dünyadaki, evrendeki her şeyden önemli ise ve konu sizin var oluşunuzla ve meadınızla ilgili ise artık o buluşma bütün buluşmaların fevkindedir. Devlet başkanlarının, hükümdarların toplantılarından bile çok ama çok daha önemlidir. Çünkü iki devlet başının bir araya gelmesi neticede faninin fani ile buluşmasıdır. Peki ya insan BAKİ ile buluşursa, ya mevzu o insanın geleceği ile ilgili en önemli bir mevzu ise??
Ve hele o fani makam sahipleri sizi huzurlarına kabul ederken binbir zorluk çıkarırken, burunlarından kıl aldırmazken, O BAKİ sizi her gün 5 defa sizi huzuruna davet ediyor ve hemen kabul ediyorsa!!
Eğer denirse ki ama yine de buluşma taraflarından birinin fani olması o buluşmanın değerine halel getirmez mi, deriz ki sonsuzun yanında nokta neyi eksiltir?
Dikkat edin BAKİ den bahsediyoruz, devlet başkanlarını, ülkeleri titreten ceberut hükümdarları dilediği zaman var eden, dilediği zaman yok eden, makam mevki sahiplerini, küçük dağları ben yarattım diyenleri yükselten, dilediğinde tepe takla aşağı yuvarlayan Cebbar, Aziz olan BAKİ den..
O ki huzurunda sizin dileklerinizi, dilekçelerinizi doğrudan kabul eder, eğer edepte kusur etmezseniz daha güzeliyle ihtiyaçlarınızı halleder.
Şimdi anlıyor musunuz niçin sabah namazının iki rekat sünnetinin bile dünya ve içindeki her şeyden daha hayırlı olduğunu?
Öyleyse birisi, filan önemli kişinin yanından geliyorum, filan valiyle, bakanla toplantıdan geliyorum derse, siz gülümseyin ve camiye işaret edip, ben de O’nun huzurundan geliyorum deyin!
