Heraklius Metodu
Buhari ve Muslim’in rivayet ettiği bir hadiste Hudeybiye anlaşması yapıldıktan sonra henüz müslüman olmayan Ebu Süfyan’ın diğer müşriklerle birlikte ticaret için Şam’a gittiği anlatılır. O sıralarda Bizans imparatoru Heraklius Şam’a gelmiştir. Muhammed (a.s.) ı duymuş, hakkında bilgi almak için Ebu Süfyan ve sair Kureyş’lileri huzuruna getirtmiştir. Tercüman aracılığıyla ona sorular sorar, Ebu Süfyan cevap verir: (Çok uzatmamak için aşağıda hadisin tamamı değil sadece arada geçen dialog verildi)
– O zatın aranızda nesebi nasıldır?
– Nesep sahibidir.
– Ondan önce aranızda onun daveti gibi bir davet yapan olmuş muydu?
– Hayır
– Geçmişte onun ecdadı içinde bir hükümdar gelmiş miydi?
– Toplumun ileri gelenleri mi ona uyuyorlar yoksa fakir fukara mı?
– Fakir fukara
– Sayıları artıyor mu, eksiliyor mu?
– Artıyor
– Onun dinine girdikten sonra hoşlanmayarak dinden dönen var mı?
– Yok
– Bu davaya başlamadan önce hiç yalancılıkla itham etmiş miydiniz onu?
– Hayır
– Sözünden caydığı oldu mu?
– Hayır, ama şu anda bir onunla anlaşmamız var, onda ne yapar bilmiyoruz
– Onunla savaştınız mı?
– Hangi taraf kazandı?
– Bir o kazandı, bir biz kazandık
– Sizden ne istiyor?
– Sadece Allah’a ibadet edip ona şirk koşmamamızı, babalarımızın inançlarını terketmemizi, namaz kılmayı, doğru sözlülüğü, namuslu olmamızı, akrabaya iyilik yapmamızı
Heraklius tercümana dedi ki: Ona (Ebu Süfyan’a) söyle:
- Sordum nesebi nasıldır diye, nesep sahibidir dedin. İşte peygamberler de böyledir, hep kavimleri arasında neseb sahiplerinden gönderilirler.
- Ondan önce aranızda onun daveti gibi bir davet yapan olmuş muydu diye sordum, hayır dedin. Evet deseydin onu taklit ediyor diyecektim
- Geçmişte onun ecdadı içinde bir hükümdar gelmiş miydi diye sordum hayır dedin. Eğer ecdadında hükümdar olsaydı saltanat hakkı iddia ediyor diyecektim.
- Toplumun ileri gelenleri mi ona uyuyorlar yoksa fakir fukara mı diye sordum, fukara dedin. Peygamberlere tabi olanlar işte bunlardır.
- Sordum: Sayıları artıyor mu, eksiliyor mu? Artıyor dedin. İşte iman böyle bir şeydir, tamamlanıncaya kadar artmaya devam eder.
- Sordum: Onun dinine girdikten sonra hoşlanmayarak dinden dönen var mı? Yok dedin. İman böyledir, onun neşesi kalplere bir girdi mi, bir daha solmaz.
- Bu davaya başlamadan önce onu hiç yalancılıkla itham etmiş miydiniz diye sordum. Hayır dedin. İnsanlara yalan söylemeyen kişinin Allah’a karşı haydi haydi yalan söylemeyeceğini pekala bilirim.
- Sözünden caydığı oldu mu dedim, Hayır dedin. Peygamberler de böyledir, sözlerinden dönmezler.
- Ben sana “onlarla savaştınız mı” diye sordum, Bir o kazandı, bir biz kazandı dedin. Peygamberler de böyledir, imtihandan geçirilirler, sonunda akibet onların olur.
- Sizden ne istediğini sordum. Allah’a ibadet edip ona şirk koşmamanızı, babalarınızın inançlarını terketmenizi, namaz kılmayı, doğru sözlülüğü, namuslu olmanızı, akrabaya iyilik yapmanızı istediğini söyledin. Eğer, senin söylediklerin gerçekse, O peygamberdir! Ben onun çıkacağını biliyordum. Ancak sizin aranızdan çıkacağını zannetmiyordum.
………………………………….
İşte Heraklius’un metodu. Siz de isterseniz kendi sorularınızı sorun. Arkasından onun hayatına, öğretilerine bakarak sorularınızın cevaplarını bulun. Sonra gerçekten Allah’ın resulu mudur, değil midir kendiniz karar verin, dürüstçe, mertçe.
