İsa (a.s.) ın Dönüşü

İsa efendimizin nuzülü bazı modernistlerin, ehl-i sünnet akidesinde olmayan bozuk ilahiyatçıların ayaklarının kaydığı noktalardan biridir. Bunlar Hz. İsa’nın ahır zamanda döneceğine, hristiyanlık dinini yok edeceğine, müslümanlara lider olup Kuran ve sünnetle hükmedeceğine, Deccal’i öldüreceğine, Yecüc ve Mecüc’le mücadele edeceğine ve daha sonra vefat edip defnedileceğine inanmazlar.

İmam Ebu Hanife Fıkh-ı Ekber’de şöyle der:

Deccal’in, Yecüc ve Mecüc’ün çıkması, Güneşin batıdan doğması, İsa (a.s.) ın gökten inmesi ve sair haberlerle gelmiş olan kıyamet alametleri hep haktır ve olacaktır.

Bütün ehl-i sünnetin akidesi böyledir. Ehl-i sünnet akidesi her konuda Kuran’dan ve sünnetten çok sağlam delillere istinad eder. Burada fazla ayrıntıya girmeden bu deliller kısaca verilecektir:

KURAN’DAN DELİLLER:

Bir de “Biz Allah’ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih’i öldürdük” demeleridir. Oysa onu ne öldürdüler, ne de astılar. Fakat onlara öyle gösterildi. Onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, ondan yana tam bir şüphe içindedirler. O hususta bir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Onu kesinlikle öldürmediler. Bilakis Allah onu kendisine yükseltti. Nisa 157-158

Bu ayetlere göre Hz. İsa’nın ölmemiş, Allah’a yükseltilmişir.

Hani Allah şöyle buyurmuştu: “Ey İsa! Şüphesiz, seni (tastamam) alacağım. Seni kendime yükselteceğim. Seni inkâr edenlerden kurtararak temizleyeceğim ve sana uyanları kıyamete kadar küfredenlerin üstünde tutacağım. Al-i İmran 55

Buradaki “alacağım” (teveffi) kelimesini bozuk fikirliler vefat ettireceğim manasında anlamaktadırlar. Buradan hareketle İsa ölmüştür, geri gelmeyecektir demektedirler. Halbuki o kelimenin asıl manası bir şeyi tastamam, eksiksiz almaktır. Vefat ettirmek mecazi manasıdır. Mecazi manaya zorlayan bir sebep yoksa kelimenin asli manası alınır. Teveffi kelimesi şu ayette almak manasında kullanılmıştır:

Allah, o canları öldükleri zaman, ölmeyenleri de uyuduklarında alır. Sonra haklarında ölüm hükmü verdiklerini alıkoyar, diğerlerini de takdir edilmiş bir süreye kadar salıverir. Şüphesiz ki bunda düşünen bir kavim için nice ibretler vardır. Zumer 42

Aşağıdaki ayetler Hz. İsa’nın kıyamete yakın bir zamanda döneceğine işaret etmektedir:

Meryem oğlu misal verilince, senin kavmin buna gülüp geçiverdi. “Bizim tanrılarımız mı yoksa o mu daha iyidir?” dediler. Sana böyle söylemeleri, sadece, tartışmaya girişmek içindir. Onlar şüphesiz kavgacı bir millettir. O, ancak kendisine nimet verdiğimiz ve İsrail oğullarına örnek kıldığımız bir kuldur. Eğer dileseydik, içinizden yeryüzünde sizin yerinize geçecek melekler yaratırdık. Şüphesiz o kıyamet için bir bilgidir. Artık onun (Kıyamet) hakkında asla şüphe etmeyin, bana uyun, bu doğru bir yoldur. Zuhruf 57-61

Nisa suresi 156-159ncu ayetler de (altı çizgili kısım) İsa efendimiz döndükten sonra ehl-i kitabın ona iman edeceğini haber vermektedir:

Bu, bir de inkârlarından, Meryem’e büyük bir iftirada bulunmalarından ve “Meryem oğlu İsa Mesih’i, Allah’ın elçisini öldürdük” demelerinden ötürüdür. Oysa onu öldürmediler ve asmadılar, fakat onlara öyle göründü. Ayrılığa düştükleri şeyde doğrusu şüphededirler. Bu husustaki bilgileri ancak zanna uymaktan ibarettir. Kesin olarak onu öldürmediler. Bilakis Allah onu kendi katına yükseltti. Allah Azizdir, Hakimdir. Kitab ehlinden hiç kimse yoktur ki onun ölümünden önce, ona iman edecek olmasın. Kıyamet günü, o onların üzerine şahit olacaktır.

Ehl-i kitap’dan yahudiler İsa efendimiz peygamber olarak geldiğinde iman etmemişlerdi. Bunu biliyoruz. Bu ayetlerin İsa’nın dönüşüne ve o zaman ehl-i kitabın ona iman ederek müslüman olacağına işaret ettiği açıktır.

Hani melekler şöyle demişti: “Ey Meryem! Allah, seni kendi tarafından bir kelime ile müjdeliyor ki, adı Meryem oğlu İsa Mesih’tir. Dünyada da, ahirette de itibarlı ve Allah’a çok yakın olanlardandır. İnsanlarla, beşikte iken de, yetişkin iken de konuşacaktır ve o, salihlerdendir” Al-i İmran 45-46

Bu ayette de İsa efendimizin döneceğine dair bir incelik vardır: Ayetteki “yetişkin”den kasıt 40 lı yaşlarıdır. evet onun beşikte yeni doğmuş bir bebekken konuşması olağanüstü bir olaydır ama bir insanın yetişkin iken konuşmasında bir ilginçlik yoktur. Her insan yetişkin yaşlarda konuşur. İncelik şu ki binlerce sene sonra dönüp insanlara hitap edeceğinden İsa’nın yetişkin iken konuşması da bebekken konuşması gibi olağanüstü bir olay olduğu için ayette zikredilmiştir.

SÜNNETTEN DELİLLER:

Said b. Museyyeb’den, Ebu Hureyre (r.a.) dedi ki: Rasulullah (s.a.v.) buyurdular ki: Nefsim elinde olan Allah’a yemin olsun ki Meryem oğlu İsa’nın aranıza adil bir lider olarak inmesi yaklaşmıştır. Haçı kıracak, domuzu öldürecektir. Savaşı bitirecektir. Mal o kadar çoğalacak ki kimse artık istemeyecektir. Tek bir secde insanlara dünya ve içindeki her şeyden daha hayırlı olacaktır. Ebu Hureyre sonra dedi ki: Dilerseniz şu ayeti okuyun: Kitab ehlinden hiç kimse yoktur ki “o”nun(İsa) ölümünden önce, “o”na iman edecek olmasın. Kıyamet günü, “o” onların üzerine şahit olacaktır. Buhari, Müslim

Huzeyfe b. Esid el-Gıfari (r.a.) dan: dedi ki: Peygamber (s.a.v.) baktı ki biz aramızda tartışıyoruz. Sordu: Neyi tartışıyorsunuz? Kıyamet hakkında müzakere yapıyoruz dedik. Buyurdular ki: Şu on alamet olmadan önce kıyamet kopmayacaktır: Duman, Deccal, Dabbe, Güneşin batıdan doğması, İsa b. Meryem’in inmesi, Yecuc-Mecuc, ve üç mıntıkada yerin batması: Biri doğuda, biri batıda, biri de arap yarımadasında. Son alamet de Yemen’den bir ateşin çıkıp insanları haşrolunacakları yere sürmesidir. Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İbn-i Mace

Hz. İsa’nın döneceğine dair sahih ve hasen hadisler 40 kadardır ve 25 farklı sahabi tarafından rivayet edilmiştir. Sahih ve hasen olmayan hadis ve eserler de ilave edilirse bu sayı yüze yaklaşmaktadır. İşte bu kadar farklı kimseler tarafından farklı yollarla ayni şeyi haber veren rivayetlerin varlığı İsa’nın döneceğini efendimizin haber verdiğinde şüphe bırakmamaktadır.


İsa efendimizin döneceğine inanmayanların en çok öne sürdükleri argüman şudur: Madem Hz. Muhammed’den sonra nebi gelmeyecektir, Hz. İsa’nın efendimizden sonra gelmesi imkansızdır.

Bu boş bir itirazdır, çünkü Hz. İsa ilk gelişinde nübüvvet yani peygamberlik görevi ile gelmiştir. İkinci gelişinde ise bu görevi yoktur. Bu onun peygamberlik makamını düşürmez. Ama ikinci gelişinde vahiy alıp onları insanlara tebliğ etme görevi olmayacaktır. Kuran ve sünnete ittiba edecek, efendimize ümmet, müslümanlara lider olacaktır. Bu, onun peygamberlik makamına ilaveten yeni bir  şeref ve makam olacaktır.

Ehl-i sünnet varid olan nassları kendi anlayışına uydurmaya, çarpıtmaya veya kendi kafasına uymadı diye inkar etmeye kalkışmaz. Ne haber verilmişse öylece kabul eder. Bu onu sair bozuk fırkalardan ayıran en önemli özelliktir.

Allah’ım Kuran ve sünneti hizmetinde olup, onları bize ulaştıran alimlerimize rahmet eyle, onları nebilerle, sıddıklarla, şehitlerle beraber kıl, bizi de son nefesimize kadar salih selefin akidesi üzere bulundur!

Subscribe
Haber ver
guest

0 Comments
en eski
en yeni en çok oylanan
Inline Feedbacks
View all comments