BİR SAMAN ALEVİ

Gözlerinizi kapayın. Uzayda bir saman çöpü düşünün. Ama öyle bir yerde ki yakında hiç bir şey yok. Hatta uzakta bile. Ya yıldızlar yok veya o kadar uzaklar ki ışıkları ulaşmıyor. Karanlık, zifiri karanlık..

Elinizi uzatsanız göremiyorsunuz. Sanki hiçliğin tam ortası…

İşte orada hiçliğin, o kör edici karanlığın ortasında bir saman çöpü beliriveriyor. O kadar küçük, o kadar önemsiz bir çöp ki uzayın ücra bir yerinde bir nokta bile denemez. Minik, ince, kısa bir çöp. Onca ışık yılı uzaktaki, ışıkları bile henüz gelememiş devasa galaksilerin yanında nokta altı, galaksilere kıyasla ihmal edilebilirliğin ötesinde küçücük bir çöp. Hiçbir çekim alanı oraya ulaşamadığından ve henüz bir ilk hareket verilmediğinden orada, boşlukta yüzmüyor, öylece duruyor.

Gözleriniz hâlâ kapalı. Saman çöpüne yoğunlaşıyorsunuz. Saman çöpü duruyor, duruyor. Hiçbir ilginç bir şey yok. Hareket yok, canlılık eseri yok. Boğucu bir sessizlik, simsiyah bir karanlık…

Tam o sırada saman çöpü alev alıyor! Küçücük bir alev. Çok kısa ömürlü. Bütün çöpü bir anda kavrayıp, bir az parlarmış gibi olup çöpü tüketiyor ve hemen sönüyor. O korkunç karanlık avdet ediyor. Ama bu defa çöp yok artık. Zaten o küçücük saman çöpü yokluğun ortasında yok gibiydi. Artık tamamen yok oldu. Bir eser dahi kalmadı ondan.

Şimdi biz o çöpe var oldu diyebilir miyiz? Çok kısa bir süre var oldu ise bile ona var olmak denir mi? Tamam bir an olsun alev alarak, cılız da olsa bir ışık saçtı ama bunun ne önemi var ki? Varlığıyla yokluğu birdi sanki. Faniydi, fenadan geldi fenaya gitti.

Gitti mi gerçekten? HAYIR!

Hayır, çünkü o fani minicik aleviyle ışık verdiğinde BAKİ’ye bağlandı. Artık o BAKİ ile bakidir. Yok oldu deseniz de, toz oldu deseniz de, evrenin o saman çöpünden hiç haberi olmasa da evrene, tarihe, yokluğu delerek varlık alemine ışığıyla bir kayıt düştü.

Bu, o çöpün bizatihi önemli bir şey olduğundan değil, bağlantı kurduğu zatın kim olduğundan ötürü böyledir. Ve artık ne olursa olsun o bağlantı hep orada olacaktır. Evet o çöp fanidir, yokluk onun şanındandır ama ne kadar yok oldu sansak bile BAKİ’nin yanındadır o. BAKİ’nin ilminde ve dostluğunda hep var olacaktır. Çünkü o çöpün kısa ömrü nano saniyeler sürse bile evrene karşı, yokluğa karşı, hayallere, halusinasyonlara karşı tavrını koymuş, kendini BAKİ’ye, gerçekten VAR olana hemen rabt etmiştir.

Kendini kendi gibi fanilere kaptırmamış, yokluğun içinde yoklara veya yok oluculara bel bağlamaya çalışmamıştır.

BAKİ’yi umursamayıp fanilere bağlanan faniler de -her ne kadar bir nurları olmasa da- bir tavır almış bulunuyorlar. Ama onların BAKİ ile bağlantıları olmadığından, onları fenadan vücuda getiren BAKİ’den kopuk olmanın sonucu olarak vücud onlar için fenayı vücuda tercih ettirecek kadar fena bir hal, taşınması dayanılmaz, ebedi bir ağırlık olacaktır. Çünkü göklerin ve yerin nuru olan BAKİ’yi görmezden gelmenin sonuçları da BEKA ile muttasıftır.

İşte o saman çöpü insandır.

Alev insan hayatıdır.

Saman çöpünün ışığı da TEVHİDE İMANIN nurudur.

Alev insan hayatı ise BAKİ ile bağlantı kurmayanların da alevi, ışığı olmalı mı dediniz? Onların vücuduna hayat denemez ki:

Ey inananlar! Allah ve Peygamber, sizi, hayat verecek şeye çağırdığı zaman icabet edin. Allah’ın kişi ile kalbi arasına girdiğini ve sonunda O’nun katında toplanacağınızı bilin. Enfal 24

Subscribe
Haber ver
guest

0 Comments
en eski
en yeni en çok oylanan
Inline Feedbacks
View all comments